Bermuda Gezi Rehberi, Bermuda Gezilcek Yerler
Bermuda denince çoğumuzun aklına önce esrarengiz hikâyelerle ün salmış Bermuda Şeytan Üçgeni gelir; oysa gerçek Bermuda, gizem dolu söylencelerden çok daha fazlası. Atlantik Okyanusu’nun ortasında, Kuzey Karayipler’deki bu nefes kesici ada, rengârenk evleri, pastel tonlardaki plajları, kristal berraklığında suları ve İngiliz mirasıyla büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor. Tıpkı Montserrat gibi Bermuda da Birleşik Krallık’a bağlı denizaşırı topraklardan biri; ancak doğası, kültürü ve enerjisiyle tamamen kendine özgü. Peki Bermuda nerede, Bermuda’ya nasıl gidilir, nereye bağlı ve Bermuda’da gezilecek yerler nerelerdir? İşte detaylı Bermuda gezi rehberi: uçuş ipuçlarından en güzel plajlara, tarihi sokaklardan yerel mutfağa kadar her şey bu rehberde seni bekliyor.

Bermuda Gezisinde gordugum guzel evler.
Bermuda’ya Nasıl Gidilir?
Bermuda, Atlantik Okyanusu’nun ortasında yer aldığı için kara yoluyla ulaşım mümkün olmayan izole bir ada. Ada, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Birleşik Krallık’tan düzenlenen direkt uçuşlarla ulaşılabilir. Bermuda’ya Türkiye ya da Avrupa’nın birçok şehrinden direkt uçuş yok; bu nedenle seyahat etmek isteyenlerin genellikle Londra üzerinden veya Amerika’dan aktarma yapması gerekiyor.
İngiltere’den Bermuda’ya gitmek isteyenler için en kolay yol, British Airways’in Londra Heathrow Havalimanı’ndan düzenlediği seferler. Uçuş süresi yaklaşık 7 saattir ve genellikle günde sadece bir uçuş var. Eğer Amerika veya Kanada üzerinden geçmeyi düşünüyorsanız, New York, Miami, Boston, Toronto gibi şehirlerden Bermuda’ya sık sık direkt uçuşlar düzenlenliyorlar. Özellikle ABD’nin doğu kıyısından uçuş süresi yalnızca 2-3 saat gibi kısa bir sürede tamamlanır.
Air Canada Rouge
Uçuşunuzu planlarken rotanıza uygun hava yollarının sitelerinden bilet ve aktarma bilgilerini kontrol etmekte fayda var Bermuda, küçük ve lüks bir ada olduğundan havaalanı oldukça düzenli, fakat yoğun dönemlerde yer bulmak zor olabilir. Özellikle yaz aylarında erken rezervasyon yapmanızı öneririm.
Bermuda’ya Vize Gerekir mi?
Bermuda, Birleşik Krallık’a bağlı bir denizaşırı toprak parçası olduğundan, vize politikası da İngiltere ile aynı. Eskiden (2009 yılına kadar) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Bermuda’ya vizesiz seyahat edebiliyordu. Ancak son düzenlemelerle birlikte, Bermuda’ya seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarının artık geçerli bir İngiltere Birleşik Krallık veya ABD vizelerini olması gerekiyor.
Bermuda’ya seyahat edebilmek icin ayrıca bir Bermuda vizesi almanıza gerek yok. Çünkü 1 Mart 2014 tarihinden itibaren Bermuda hükümeti kendi vizelerini basmayı bıraktı. Eğer geçerli bir Amerika Birleşik Devletleri ya da Ingiltere vizeniz varsa, Amerika ve İngiltere üzerinden aktarmalı olarak Bermuda’ya gidebilirsiniz. Fakat unutulmamalıdır ki, yalnızca ABD ya da Ingiltere vizesi tek başına adaya girebilminizi garantilemez; seyahat planınıza göre geçerli pasaport, dönüş bileti ve konaklama gibi belgeler cok onemli.
Özetle:
-
Geçerli ABD veya İngiltere vizesine sahipseniz, ek bir Bermuda vizesi almanıza gerek yok. Ancak Bermuda’dan çıkış tarihiniz en az 45 günlük ABD ve İngiltre vizenizin olması lazım.
-
Doğrudan Türkiye’den Bermuda’ya uçuş bulunmadığı için Amerika, Kanada ya da İngiltere üzerinden aktarma yapmanız gerekir.
-
Vize prosedürleri bazen detaylı olabileceğinden, tüm belgelerinizin eksiksiz olması son derece önemli.
Bermuda Adası Nerede, Bermuda Nasıl Bir Yer?
Bermuda, pek çok kişinin sandığının aksine Karayipler’de yer alan tipik tropik bir ada değil. Kuzey Atlantik Okyanusu’nda, Amerika Birleşik Devletleri’nin Massachusetts eyaletine yaklaşık 1000 kilometre mesafede bulunan, yaklaşık 130 küçük adacıktan oluşan yarı bağımsız bir takımada. Coğrafi olarak Karayiplerin güneyinde değil, daha kuzeyde, Atlantik’in serin sularında yer alır.

Bermuda, İngiltere’nin denizaşırı kolonilerinden biri olarak özel bir statüye sahip. İlginç olan, burada İngiliz vatandaşları bile diledikleri gibi yaşayıp çalışamıyor; adada yaşamaya veya çalışmaya başlamak için özel izinler gerekiyor. Yani, İngiltere’den farklı olarak, Bermuda kendi içinde bağımsız bir düzen ve yaşam sistemi kurmuş. Bu durum, adanın kültürüne ve yaşam biçimine de yansıyor.

İngiltere’nin diğer kolonilerine kıyasla, Bermuda’nın en büyük farklarından biri bankacılık sektörünün olağanüstü gelişmiş olması. Bu da yaşam standartlarının inanılmaz yüksek olmasını sağlıyor. Bermuda’da sokaklarda fakirlik ya da harabe ev görmek neredeyse imkânsız. Her kasaba, her sokak son derece temiz, düzenli ve bakımlı. Üstelik Michael Douglas gibi dünyaca ünlü isimlerin buradaki evlerinden de bahsetmek gerek; Bermuda’nın cazibesi ve lüks yaşamı, sadece turistlerin değil, ünlülerin de ilgisini çekiyor.
Bermuda Adası’nın oluşumu ise volkanik kökenlere dayanıyor. Aslında, adanın temelini oluşturan eski bir volkanik kraterin çökmesiyle şekillenmiş bir yarım ay biçimi var. Bu yapısı, adayı daha da benzersiz ve büyüleyici kılıyor. Pek çok küçük ada ve adacıktan oluşan Bermuda, doğal güzellikleriyle ve benzersiz coğrafyasıyla keşfedilmeyi bekleyen gerçek bir mücevher.
Bermuda’ya Ne Zaman Gidilir?
Bermuda, adını sıkça tropikal cennetlerle birlikte duysak da, aslında klasik anlamda Karayip iklimine sahip değil. Coğrafi olarak Kuzey Atlantik’te yer aldığı için yıl boyunca tam bir tropikal sıcaklık sunmuyor. Bu da seyahatinizi planlarken hava koşullarını dikkatle göz önünde bulundurmanız gerektiği anlamına geliyor.
Aralık ve Mart ayları arasında Bermuda’da hava serin, zaman zaman rüzgârlı ve yağmurlu olabiliyor. Deniz keyfi yapmayı hayal edenler için bu dönem pek ideal sayılmaz. Hava sıcaklığı ortalama 15-20 derece civarında seyrediyor. Kış aylarında okyanus serin olduğundan yüzmek zor, bazı oteller kış döneminde sezonu da kapatabiliyor. Yani, Bermuda’yı görmek güzel olsa da bu dönemde adanın sunduğu aktivitelerin bir kısmından mahrum kalabilirsiniz.
Bermuda’ya seyahat için en uygun dönem, Mayıs’tan Ekim sonuna kadar olan zaman aralığı. Bu dönemde hava sıcak, deniz ise yüzmeye elverişli. Ancak güzel havayla birlikte gelen bir dezavantaj var: otel fiyatları tavan yapıyor, uçak biletleri ise kolay kolay kampanyaya girmiyor. Özellikle Temmuz ve Ağustos ayları, hem turist yoğunluğu hem de fiyatlar açısından en pahalı dönem.
Ben Kasım ayında biraz araştırıp uygun fiyatlı bir uçak bileti bulunca hiç düşünmeden atladım uçağa. Mevsim geçişine denk gelmem rağmen hava hala ılımandı, ortalık sakinleşmişti ve turist kalabalığı azalmıştı. Otellerde daha fazla yer vardı, sokaklar daha huzurluydu. Bermuda’nın keyfini biraz daha yerel gibi, acele etmeden çıkarmak isteyenler için Kasım ayı kesinlikle ideal bir seçenek olabilir.
Özetle, Bermuda’ya seyahat için en iyi zaman yaz ayları, ancak fiyat-performans açısından en uygun dönem sonbaharın başı ve ilkbaharın sonudur. Eğer sakinlik, uygun fiyat ve yumuşak hava arıyorsanız Ekim sonu – Kasım başı tam size göre
Bermuda Gezilecek Yerler
Bermuda, rengârenk evleri ve kolonyal tarzda inşa edilmiş tarihi yapılarıyla hemen etkiliyor. Özellikle başkent Hamilton ile tarihi St. George kasabası, adanın geçmişine ışık tutan yerler arasında. Eski kiliseler, taş sokaklar ve İngiliz etkisinin hissedildiği binalar adeta geçmişte bir yolculuğa çıkarıyor.

St. George bölgesi UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor ve gerçekten bunu sonuna kadar hak ediyor. Her köşede ayrı bir hikâye var gibi. Sanki ada değil de küçük, düzenli ve bakımlı bir açık hava müzesi geziyorsunuz.

1. Hamiton
Hamilton, 1790 yılında kurulmuş ve 1815’te Bermuda’nın başkenti ilan edilmiş küçük ama oldukça düzenli bir şehir. Adanın orta batı kıyısında yer alan bu başkent, hem ticaretin hem de günlük yaşamın kalbinin attığı yer. Nüfusu yaklaşık 1.000 civarında olsa da, gün içinde gelenlerle şehir çok daha hareketli hale geliyor. Küçük olmasına rağmen şehirdeki enerji hissedilir düzeyde.

Bermuda’nin baskenti Hamilton.
Benim için Hamilton’u özel kılan şey, bir yandan hareketli bir merkez oluşu, diğer yandan da rengârenk, İngiliz kolonyal tarzı binalarla bezeli sakin sokaklarının verdiği huzur. Şehrin ana caddesi Church Street, küçük dükkânlar, butikler ve kafe-restoranlarla dolu. Sokak boyunca yürürken Belediye Binası (City Hall) ve onun içinde yer alan Bermuda Sanat Galerisi mutlaka görülmeli. Galeride yerel sanatçılardan eserler görmek mümkün ve giriş ücretsiz.

Burasi bir zamanlar kolelerin adaya getirildigi noktaymis simdi ise park.
Church Street’in hemen ardındaki sessiz sakin parklar, palmiyelerle çevrili oturup dinlenmebileceginiz alanlar var. Ben vapurdan iner inmez yürüyerek şehri keşfetmeye başladım ve bir sabah boyunca neredeyse tüm merkeze hâkim oldum. Şehir küçük ama her köşesi özenle korunmuş ve pırıl pırıl. Hamilton, Bermuda’ya gelen herkesin en az bir gününü ayırması gereken bir yer.

2. Elbow Beach
Elbow Beach, Bermuda’nın en popüler ve kolay ulaşılabilir plajlarından biri. Başkent Hamilton’un yalnızca 10 dakika güneyinde yer alıyor ve Bermuda’nın ikonik açık pembe renkli kumları burada da kendini belli ediyor. Karayipler kadar sıcak olmayan denizi berrak ve serinletici; kum ise yumuşacık. Elbow Beach, özellikle hafta sonları yerel halkın da uğrak noktası, ama plaj uzun olduğu için kalabalık hissi yaratmıyor.

Plajın hemen üst kısmında “Elbow Beach Resort” adlı bir tatil köyü yer alıyor ( 2025 itibariyle kapanmış ). Bermuda gezisi için kafamda deniz-kum-güneş tatili yoktu, bu yüzden fiyatları incelemedim ama burada kısa bir mola verip öğle yemeği yedim. Manzara şahane, servis kaliteli. Günübirlik gelenler için plaj ücretsiz ve ulaşımı da oldukça kolay. Otobüs veya taksiyle doğrudan ulaşabiliyorsunuz.
3. St George’s Town
St George’s Town, Bermuda’nın tarihi ve kültürel kalbi olarak öne çıkar. Adanın ilk başkenti olan bu kasaba, 17. yüzyıl ve 18. yüzyıldan kalma birçok iyi korunmuş tarihi binaya ev sahipliği yapar. Dar sokakları, taş evleri ve nostaljik atmosferiyle adeta zamanda yolculuk yapıyormuşsunuz hissi verir. Bu özelliği sayesinde, 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.

Hamilton’dan 7 , 10 ve 11 numarali otobuslerle St George’s Town’a ulasabilirsiniz. Kasaba, tarih meraklıları için adeta bir açık hava müzesi gibi. Eski kale kalıntıları, müzeler ve küçük sanat galerileriyle dolu. Yerel rehberler eşliğinde yapılan turlar sayesinde, Bermuda’nın kuruluşundan bugüne kadar uzanan zengin hikayesini keşfetmek mümkün.

Ayrıca, St George’s Town’da yer alan küçük kafeler ve butik dükkanlar, geziniz sırasında dinlenmek ve alışveriş yapmak için harika seçenekler sunuyor. Tarihle iç içe, sakin ve büyüleyici bir atmosfer arıyorsanız, St George’s Town mutlaka ziyaret listenizde olmalı.
4. St Peter’s Kilisesi – St Peter’s Church
St Peter’s Kilisesi, Kuzey Batı Yarımküre’deki en eski İngiliz kiliselerinden biri olarak hem tarihî hem de mimari açıdan oldukça etkileyici bir yapı. Kolonyal dönemde inşa edilen bu küçük taş kilise, sade ama zarif mimarisiyle dikkat çekiyor. Adanın geçmişine dair sessiz bir tanıklık gibi.

Kilisenin basamaklari ve ben. Bermuda Gezi Rehberi
Kiliseyi ziyaret ederseniz, hemen arkasındaki eski mezarlığı da bir bakin. Zamanın izlerini taşıyan mezar taşları arasında yürümek, adanın tarihine daha derinlemesine dokunmanızı sağlıyor. Hem huzurlu hem de düşündürücü bir atmosferi var.
5. Saint Catharine Kalesi – Fort St. Catherine
Tarihi kasabadan sadece 10 dakika mesafede yer alan Saint Catharine Kalesi, tarih meraklıları için mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Kalenin hemen eteklerinde, 1605 yılında İngilizlerin adaya ilk ayak bastığı yer olan tarihi bir plaj da bulunuyor. Manzarası, havası ve sessizliğiyle büyüleyici bir atmosfere sahip. Ancak küçük bir not: Kaleyi gezmek istiyorsan haftasonunu tercih etme çünkü kapalı oluyor. Hafta içi gitmekte fayda var.

Giriş ücreti ve açılış saatleri:
- Giriş ücreti: Yetişkinler için £5, çocuklar için ücretsiz
- Ziyaret saatleri: Pazartesi–Cuma, 10:00–16:00
- Hafta sonları: Kapalı
6 – Kristal Mağarası – Crystal Cave
St. George’s Town’a oldukça yakın olan Crystal Cave, Bermuda’nın en etkileyici doğal harikalarından biri. Ne yazık ki zamanım yetmediği için gidemedim ama internetten gördüğüm kadarıyla gerçekten büyüleyici bir yer. Mağaranın içindeki berrak su, sarkıt ve dikitlerin yansımasıyla adeta başka bir dünyaya açılan kapı gibi. Ziyaretçiler, yüzen platformlar üzerinde yürüyerek bu eşsiz oluşumları yakından görebiliyor. Eğer doğa ve yer altı güzellikleri ilginizi çekiyorsa, burası kesinlikle listenizde olmalı.
Giriş ücreti ve açılış saatleri:
- Giriş ücreti: Yetişkinler için $24, 6–12 yaş arası çocuklar için $10, 5 yaş altı ücretsiz
- Açılış saatleri: Her gün 09:00–17:00 (Son giriş 16:30)
Bermuda’da Ulaşım: Vapur ve Otobüslerle Adayı Keşfetmek
Bermuda’da toplu taşıma sistemi oldukça düzenli ve turist dostu. Ulaşım ağı, otobüsler ve vapurlar ile sağlanıyor. Otobüsler ada boyunca farklı güzergâhlardan geçerek birçok kasabayı birbirine bağlıyor. Ancak yolların dolambaçlı yapısı nedeniyle, bazı güzergâhlar zaman alabiliyor. Bu nedenle ulaşımı hızlandırmak isterseniz, özellikle popüler noktalar arasında vapur kullanmak çok daha pratik.
Benim önerim, gidişi vapurla, dönüşü ise otobüsle yapmanız. Böylece hem zamandan kazanırsınız hem de adanın iç kesimlerini keşfetme fırsatı yakalarsınız.
Toplu taşımayı sık kullanacaksanız, Day Pass adı verilen günlük sınırsız biletlerden almanızı tavsiye ederim. Bu biletlerle belirli süre içinde hem vapurları hem de otobüsleri sınırsız kullanabilirsiniz.
Bermuda’da Nerede Kalınır?
Bermuda’da konaklama seçenekleri oldukça çeşitli ancak oteller ve tatil köyleri çoğunlukla oldukça pahalı. Özellikle Hamilton ve çevresindeki lüks tesislerde fiyatlar gecelik yüzlerce doları bulabiliyor. Eğer daha ekonomik ve yerel deneyim sunan bir alternatif arıyorsanız, guest house (ziyaretçi evi) denilen küçük konaklama yerleri sizin için ideal olabilir.

Ben Salt Kettle bölgesinde, deniz kenarında yer alan Greenbank Guest House’da kaldım. Burası oldukça sakin ve huzurlu bir noktada. En büyük avantajı, vapur iskelesine sadece 2 dakikalık yürüme mesafesinde olması. Vapur her saat başı kalkıyor ve 10-15 dakika gibi kısa bir sürede sizi doğrudan Hamilton şehir merkezine ulaştırıyor.
Konaklama birimi oldukça işlevselydi. Odada küçük bir mutfak bulunuyordu, bu da dışarıda yemek zorunda kalmadan kendi yemeğinizi hazırlamanıza imkân tanıyor. Ayrıca dışarıda küçük bir veranda vardı; sabah kahvenizi içmek veya gün batımını izlemek için harika bir alan. Eğer Bermuda’da sakin, ulaşımı kolay ve aşırı pahalı olmayan bir konaklama arıyorsanız, bu tarz guest house’lar bence çok iyi bir tercih.
Bermuda’da Neler Yenir?
Bermuda’da yeme-içme konusunda seçenekler oldukça fazla. Özellikle başkent Hamilton, küçük bir şehir olmasına rağmen mutfak çeşitliliği açısından zengin. Şehirde İtalyan restoranlarından Japon suşi barlarına, İngiliz publarından Karayip mutfağına kadar farklı damak zevklerine hitap eden birçok alternatif mevcut. Mekânların genelinde servis kalitesi iyi ve fiyatlar da genel olarak Bermuda’nın diğer harcamalarına kıyasla oldukça makul.
Deniz ürünleri adada yaygın olarak sunuluyor ancak küçük bir not: Eğer menüde “local” yani yerel ibaresi geçmiyorsa, o deniz ürünleri büyük ihtimalle Bermuda sularında yakalanmamıştır. Bu yüzden özellikle taze deniz ürünleri arıyorsanız menüyü dikkatli okumanızda fayda var.

Adanın en bilinen geleneksel yemeği ise Bermuda Fish Chowder – Bermuda Balık Çorbası. Bu çorba, İngiliz versiyonunun aksine krema ile değil domates bazlı bir tarifle hazırlanıyor. İçine yerel baharatlar ekleniyor ve dilerseniz yanında Black Rum (yerel rom) ve Sherry Pepper Sauce (özel acı sos) ile servis ediliyor. Ben adada kaldığım süre boyunca farklı restoranlarda bu çorbayı denedim ve her seferinde oldukça lezzetli buldum.

Eğer daha düşük bütçeyle seyahat ediyorsanız, Hamilton’daki The Market Place adlı süpermarket sizin için ideal bir adres olabilir. İçerisinde bir hot food counter (sıcak yemek bölümü) var. Buradan çeşitli yemekleri alıp, kaplara dilediğiniz kadar dolduruyorsunuz ve ağırlığına göre ödeme yapıyorsunuz. Menüde suşi, Çin yemekleri, pilav çeşitleri, makarna, kızarmış tavuk, sebze yemekleri, salatalar gibi birçok seçenek mevcut. Bu yöntem hem pratik hem de uygun fiyatlı olduğu için yerel halk tarafından da sıkça tercih ediliyor.
Son olarak, adanın genelinde küçük pastane ve kafelerde de güzel kahvaltılıklar ve tatlılar bulmak mümkün. Özellikle balık burger, istakozlu sandviç ve muzlu kek gibi yerel dokunuşlarla hazırlanan atıştırmalıkları denemenizi öneririm.
Umarim bir gun bir sekilde olunuz Bermuda’ya duser.
Iyi yolculuklar
Mutlu
7 Comments
Man Adası Isle of Man Gezi Rehberi | Nasil Gezdim - GEL ve KEŞFET
Eylül 7, 2018 at 9:21 am[…] Bermuda Gezi Rehberi […]
Aykurt
Eylül 20, 2018 at 11:06 amÇok güselmis ama bizim gibi manisada yasayan bir devlet memurunun gidebilecegi bir yer degil
Nasil Gezdim?
Eylül 23, 2018 at 1:31 pmsizde haklisiniz
berna baser
Haziran 16, 2019 at 9:31 amGüzel bir yazi ama bazi fotolar gözükmüyor. Haber vermek istedim.
Nasil Gezdim?
Haziran 16, 2019 at 9:32 amcok tesekkurler bena hahim. fartememisim duzeltecegim.
Özlem Soydan
Aralık 23, 2020 at 4:41 pmGerçekten çok şık, klas görünüyor… E İngiliz kolonisi…
Yeterince paran yoksa… No loitering… Bekleme yapma! Adamlar daha ne desin? :)))
Nefis… Ellerinize sağlık.
Nasil Gezdim?
Aralık 23, 2020 at 6:24 pmÇok teşekkürler. Ben de öyle düşündüm. Kalacak yer bulmak ayrı bir dert. Ama çok güzel ve gezmesi çok keyifliydi