Menu
Ingiltere / Salisbury

Salisbury Gezi Rehberi, Salisbury Gezilecek Yerler

Salisbury Gezi Rehberi, Salisbury Gezilecek Yerler

Salisbury gezi notlarıma hos geldiniz. İngiltere’nin güneybatısında yer alan Salisbury, tarihi dokusu, büyüleyici katedrali ve Stonehenge’e olan yakınlığıyla mutlaka görülmesi gereken şehirlerden biri. Orta Çağ’dan günümüze uzanan atmosferi, sakin sokakları ve etkileyici mimarisiyle Salisbury, Londra’dan kolaylıkla ulaşılabilen ideal bir hafta sonu rotası sunuyor. Şehir, son yıllarda farklı olaylarla gündeme gelse de kültürel zenginliği ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim vadediyor. Peki, Salisbury’e nasıl gidilir? Salisbury’de gezilecek yerler nereler? Magna Carta gibi tarihi belgeleri nerede görebilirsiniz? İşte sizin için hazırladığım detaylı Salisbury Gezi Rehberi!

Salisbury Gezi Rehberi

Salisbury Nasıl Bir Yerdir?

İngiltere’nin güneyinde, Londra’ya yaklaşık 128 kilometre uzaklıkta yer alan Salisbury, tarihi ve mimarisiyle öne çıkan oldukça şirin ve huzurlu bir kasaba. Tarihi, binlerce yıl öncesine kadar uzanan Salisbury’de ilk olarak Keltler yaşamış, ardından Romalılar buraya yerleşmiş. Şehir zaman içinde Searoburg, Sarum ve Sorviodūnum gibi farklı isimlerle anılmış. Günümüzde ise en çok etkileyici mimarisi ve özellikle de gotik tarzda inşa edilmiş Salisbury Katedrali ile tanınıyor.

Salisbury Gezi

Tarih boyunca hem dini hem de stratejik önemi büyük olmuş bu kasaba, yemyeşil doğası, sessiz sokakları, karakteristik taş evleri ve kültürel zenginlikleriyle ziyaretçilerini adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Salisbury, sadece Stonehenge’in kapı komşusu olmakla kalmıyor; aynı zamanda gerçek bir İngiliz kasabası deneyimi sunuyor. Eğer tarih, doğa ve mimari ilginizi çekiyorsa Salisbury tam size göre!

Salisbury Ingiltere Gezi Rehberi

Salisbury Gezilecek Yerler

Salisbury’ye trenle vardığımda saat henüz öğlen 12:00 bile olmamıştı. Güneşli bir cumartesi sabahıydı ve şehrin merkezi hayat doluydu. Sokaklar cıvıl cıvıldı, kafeler tıklım tıklım dolmuştu; herkes açık havanın tadını çıkarıyordu. Daha ilk dakikalarda içimi tarif edemediğim bir huzur kapladı. Çünkü burası klasik bir turistik şehir gibi değil; insanların gerçekten yaşadığı, nefes aldığı bir yer.

Salisbury Gorulecek Yerler

Londra’da cumartesi günü açık dükkan ve kafe bulabilirsiniz elbette ama sokaklar genellikle turistlerle doludur; yerel halk ya evindedir ya da şehir dışına kaçmıştır. Oysa Salisbury farklıydı. Yerel halkın günlük yaşamına hemen karışabiliyorsunuz. Çocuklar anneleriyle pazardan taze meyve sebze alıyor, yaşlılar banklarda güneşin keyfini çıkarıyor, köpek gezdirenlerle selamlaşıyorsunuz. Her şey çok gerçek ve sade.

İlk izlenimim şu oldu: Salisbury, sadece tarihi yapılarıyla değil, samimi atmosferi ve yerel dokusuyla da sizi içine çeken bir yer. Eğer yolunuz düşerse sabah saatlerinde sokaklarında yürüyün; siz de o huzuru iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

1. Salisbury Katedrali

İngiltere’nin en etkileyici dini yapılarından biri olan Salisbury Katedrali, erken dönem İngiliz Gotik mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Ana yapım aşaması 1230 yılında başlamış ve inanılması güç bir şekilde sadece 38 yılda tamamlamışlar. Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük ve detaylı bir yapının tamamlanması o dönem için oldukça dikkat çekici.

Salisbury Gezi Rehberi

Katedralin en ikonik özelliği ise hiç şüphesiz ki çan kulesinin üzerindeki sivri çıkıntıdır; İngilizcede buna “spire” denir. Tam 123 metre uzunluğundaki bu spire, İngiltere’deki tüm katedraller arasında en yüksek kuleye sahip olmasıyla öne çıkar. Katedralin neredeyse her yerinden görülebilen bu kule, şehre gelen herkesin dikkatini ilk çeken unsurlardan biridir.

Salisbury Gezi Rehberi

Katedralin icin ve rahip

Dileyenler için çan kulesine çıkan rehberli turlar da düzenleniyor. Oldukça dar ve dönemeçli bir merdivenle çıkılan bu kule turunda, hem yapının tarihi anlatılıyor hem de şehir manzarasına yukarıdan bakma şansı sunuluyor.

Ziyaret saatleri genellikle 09:00–17:00 arasında. Giriş ücreti  £11 . Spire turu için ise ayrıca ücret alınıyor. Daha detaylı bilgi ve bilet rezervasyonu için şuraya tıklayın.

2. Magna Carta’yi Görün

Tarih derslerinde sıkça duyduğumuz Magna Carta, ya da tam adıyla Magna Carta Libertatum, kralın tek mutlak güç olmadığını kabul ettiği, İngiltere’de demokrasinin ilk adımlarının atılmasını sağlayan çok önemli bir belgedir. 1215 yılında, çok güçlü olmayan ve halk tarafından pek sevilmeyen Kral John, baronların baskılarına dayanamayarak Magna Carta’yı imzalamış ve böylece bazı haklarından feragat etmiştir.

Her ne kadar İngiliz Parlamentosu zaman içinde farklı yasaları meclisten geçirmiş olsa da, Magna Carta ülkede demokrasinin temel direği olarak önemini hâlâ korumakta.

Magna Carta Neden Bu Kadar Önemli?

Neden bu kadar bahsediyorum Magna Carta’dan? Çünkü bu belgenin yazıldığı dönemde hazırlanan 50 kopyasından sadece 4 tanesi günümüze kadar ulaşabilmiş. İşte bu kopyalardan biri Salisbury Katedrali’nde sergileniyor. Üstelik bu kopya, en iyi korunmuş olanı.

Salisbury Cathedral Magna Carta

Diğer kopyalardan biri British Library‘de (ancak şu an sergilenmiyor), bir diğeri ise Lincoln Katedrali‘nde (o da bu yıl ziyarete kapalıymış).

Kopya deyip geçmeyelim. Bu 50 kopya, Kral John fikrini değiştirip belgeyi yırtarsa ortada yine belge olsun diye yazılmış. Yani dönemin orijinal metinlerinden biriyle karşı karşıyayız.

Salisbury Katedrali, bu çok özel belgeyi Chapter House denilen ayrı bir bölümde sergiliyor. Gitmeden önce mutlaka katedralin resmi internet sitesine göz atmanızı öneririm. Çünkü bu tip belgeler, bakım veya restorasyon nedeniyle bazen geçici olarak sergiden kaldırılabiliyor.

Magna Carta Nasıl Yazılmış?

Magna Carta, dönemin keşişleri tarafından elle yazılmış. Baronlar orijinal metinden okurken, keşişler bir ellerinde kalem, diğer ellerinde küçük bir bıçakla yazıya dökerlermiş. Bıçaklar, hata yapıldığında yazıyı düzeltmek için kullanılıyormuş.

Tüm kopyalar birebir aynı değil; pek çok kısaltma ve latince ifadeler içeriyor. Benim gördüğüm kopya ise koyun derisi üzerine eski Latinceyle yazılmıştı. Okumaya çalıştım ama açıkçası hiçbir şey anlayamadım 😆

Metnin sonlarına doğru harflerin küçüldüğünü görüyorsunuz. Çünkü keşişler, yazıyı sığdırmak için son bölümlerde harf boyutunu küçültmek zorunda kalmışlar.

Magna Carta’yı Görmek İçin Bir Ücret Ödemem Gerekiyor mu?

Hayır, Magna Carta’yı görmek ya da Salisbury Katedrali’ni gezmek için herhangi bir giriş ücreti ödemeniz gerekmiyor. Ancak Magna Carta gibi eski ve özel bir belgenin fotoğrafını çekmeniz mümkün değil.

Belge, katedralin içinde çadır benzeri, kapalı ve kontrollü bir alanda sergileniyor. Ortam yarı karanlık; belge yalnızca üstündeki küçük bir ışıkla aydınlatılıyor. Hatta bu ışık da ara sıra sönüp yeniden yanıyor, böylece belgeyi koruma altına almak hedefleniyor.

3. Poultry Cross – Salisbury’nin Tarihi Pazari

Salisbury şehir merkezinde yer alan Poultry Cross, adını geçmişte burada sadece kümes hayvanlarının satıldığı bir pazar alanı olmasından alıyor. 14. yüzyılda inşa edilen bu taş yapı, 18. yüzyılda yenilenmiş ve günümüze kadar korunarak ulaşmış.

Salisbury Gezi Rehberi

Poultry Cross Salisbury

Salisbury şehir merkezinde yer alan Poultry Cross, adını geçmişte burada sadece kümes hayvanlarının satıldığı bir pazar alanı olmasından alıyor. 14. yüzyılda inşa edilen bu taş yapı, 18. yüzyılda yenilenmiş ve günümüze kadar korunarak ulaşmış. Gotik mimarinin güzel örneklerinden biri olan bu küçük ama etkileyici yapı, geçmişte et, balık ve süt ürünleri gibi farklı ürünlerin satıldığı diğer pazar yapılarından sadece günümüze kalan tek örnek. Günümüzde ise Salı ve Cumartesi günleri kurulan açık hava pazarı ile hâlâ aktif olarak kullanılıyor. Alışveriş yapmasanız bile tarihi atmosferi yaşamak için mutlaka uğranmalı.

5. Old Sarum – Salisbury’nin Doğduğu Yer

Old Sarum, Salisbury’nin ilk kurulduğu yer olarak tarihi açıdan büyük önem taşıyor. Tepelik bir alanda yer alan bu eski yerleşimden günümüze sadece birkaç kalıntı kalmış olsa da, manzarası ve atmosferi büyüleyici. Ne yazık ki ben zaman bulup gidemedim ama siz mutlaka uğrayın. Özellikle tarih meraklıları için Salisbury gezisinin en özel duraklarından biri olabilir.

6. Stonehenge

Stonehenge, Salisbury’ye gelmemin asıl sebebi. Salisbury’nin sadece 13km dışında bulunan Stongehenge ile detaylı gezi yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Salisbury’de Nerede Kalınır?

Eğer sadece günübirlik bir gezi planlıyorsanız Salisbury’de konaklamanıza gerek kalmayabilir. Ancak ben Stonehenge gezimi bu şehirle birleştirdiğim ve katıldığım özel tur geç saatte sona erdiği için Londra’ya dönmek yerine Salisbury’de kalmayı tercih ettim.

Salisbury Gezilecek Yerler

Şehirdeki otel fiyatları genel olarak yüksek ve pek çok yer önceden rezerve edilmişti. Benim konakladığım yer ise The Chapter House oldu. Burası hem pub, hem restoran hem de konukevi (guest house) olarak hizmet veriyor. Atmosferi, konumu ve hizmet kalitesi açısından oldukça memnun kaldım ve gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

Salisbury’de Nerede Yenir?

Salisbury’de yeme içme konusunda sıkıntı yaşamanız neredeyse imkânsız. Şehir merkezi; Starbucks, Caffè Nero gibi büyük kafe zincirlerinden tutun da bağımsız ve özgün tarzda işletilen butik kafelere kadar geniş bir yelpazeye sahip. Sabah kahvenizi içip biraz dinlenmek için pek çok güzel seçenek sizi bekliyor.

Ben öğle yemeği için şehir merkezindeki Bill’s adlı restorana gittim. Modern dekorasyonu, hızlı servisi ve lezzetli burgeriyle beklentimi karşıladı. Fiyatlar biraz ortalamanın üstünde ama sunum ve ortam bunu dengeliyor.

Salisbury Gezilecek Yerler

Ekmeksiz ciplak burger.

Ayrıca şehir meydanında çok sayıda pub ve pizza restoranı bulunuyor. Hem hızlı bir şeyler atıştırmak hem de yerel atmosferi solumak için bu meydan çevresindeki yerler oldukça ideal. Eğer daha pratik bir şeyler arıyorsanız, Bill’s’in hemen karşısında bulunan Tesco Express süpermarkette sandviç, salata veya meyve gibi seçenekler de bulabilirsiniz.

Yani ister şık bir öğle yemeği, ister hızlı bir atıştırmalık arıyor olun, Salisbury bu konuda sizi aç bırakmaz.

Salisbury’ye Nasıl Gidilir?

Londra’dan Salisbury’ye ulaşmak oldukça kolay ve rahat. Londra’nın ünlü tren istasyonu Waterloo’dan neredeyse her saat başı tren kalkıyor ve sizi doğrudan Salisbury’ye götürüyor. Yolculuk yaklaşık 1.5 saat sürüyor, bu da günübirlik geziler için ideal bir mesafe.

Waterloo tren istasyonu

Tren saatleri ve bilet fiyatları için South Western Railway’in resmi sitesine bakmanızı öneririm. Çünkü diğer platformlar bazen ekstra rezervasyon ücreti alabiliyor. Böylece en güncel ve uygun fiyatlı biletleri kolayca bulabilirsiniz.

Ayrıca, Londra’dan günübirlik gezilebilecek bir başka güzel şehir de Canterbury. Canterbury Gezi Rehberim için buraya tıklayabilirsiniz.

İyi yolculuklar, keyifli keşifler!

Mutlu

About Author

Merhaba, 2002 yılında Dublin'e gerçekleştirdiğim ilk yurtdışı gezimden beri dünyayı keşifteyim. Bu kesifte pek çok güzellik gördüm ve 2016'da, Nasıl Gezdim'i gezilerimde edindiğim deneyimleri benden sonra oralara gidecek olanlara ışık tutmak ve ilham kaynağı için kurdum. Sorulariniz, gorusleriniz ya da diger konular icin bana nasilgezdim@hotmail.com adresinden ulasabilirsiniz. Iyi yolculuklar Mutlu

8 Comments

Leave a Reply